pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 EBEDİ HAYAT AHİRET: DÜNYADA
DÜNYADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DÜNYADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2022 Pazartesi

İŞLENEN GÜZEL AMEL KİŞİYİ HEM DÜNYADA HEM AHİRETTE KURTULMASINA VESİLE OLUR

İŞLENEN GÜZEL AMEL KİŞİYİ HEM DÜNYADA HEM AHİRETTE KURTULMASINA VESİLE OLUR İŞTE İSPATI
MAĞARADA 3 ADAM
SALİH AMEL İŞLEYEN İYİLİK YAPAN( ANA BABASINA HÜRMET EDEN, KUL HAKKI YEMEYEN, ZİNADAN KAÇINAN) 3 ADAMIN MAĞARADAN KURTULMASI
HADİS: Peygamberimiz (sav) anlatıyor: Bir zamanlar 3 adam çölde giderken yağmura tutuluyorlar yağmurdan sakınmak için bir mağaraya sığınıyorlar. Fakat yağmur mağaranın üzerindeki taşın mağaranın önüne düşmesine ve mağaranın kapısının kapanmasına sebep oluyor. 3 adam ne yaptıysalar taşı oynatamıyorlar birisi diyor ki yaptığımız iyi amellerimizi vesile edersek Allah bizi kurtarır.
1. Adam şöyle dua etti: yarabbi benim yaşlı ana ve babam vardı onları kendi ellerimle sabah akşam ben yedirirdim. Fakat bir gece eve geç geldim. Ben ve çocuklarım ve hayvanlarım aç oldukları halde önce ana babamı yedirmek istedim. Fakat uyuyorlardı uyanmalarını elimde yemekle sabaha kadar bekledim aç susuz yarabbi bundan razı olduysan bizi kurtar. Kaya biraz açıldı ama bir adam geçemezdi.
2. Adam şöyle dua etti: Yarabbi benim bir çobanım vardı senelik hakkı olan iki koyunu almadan gitti bende onun koyunlarına onun için baktım yıllar sonra geldi iki koyunu istedi. Bense o iki koyundan doğan sürülerle birlikte hepsini ona verdim. Yaptığımdan razı olduysan bizi kurtar dedi. Kaya biraz daha açıldı ama yine geçecekleri kadar yoktu.
3. Adam şöyle dua etti: Yarabbi çok güzel bir kız vardı komşum bir gün geldi bana muhtaç olduğunu kendisiyle bir olmam karşılığında para ve yiyecek istedi. Bense ona dokunmadan istediğinden fazlasını verdim. Yarabbi razı olduysan bizi kurtar dedi ve kaya tamamen açıldı ve kurtuldular. ‘(bahari-müslim-riyazüssalihin)
Sayın okurlarım bu hadisi şerifte dikkat ederseniz peygamberler, evliyalar vesile edilmiyor yapılan güzel ameller vesile ediliyor. Dua ve zikir konu başlığımızda Allahtan başka kimseden yardım istenmeyeceğine dair ayetleri sıralamıştım tekrar etmek istemiyorum. Kaldı ki diyelim ki insanı vesile kastı var. Peki imansız birisinin vesile olması mümkün olmadığına göre kimin evliya olduğuna kim karar veriyor. Kimin evliya, kimin imanlı, kimin imansız olduğunu biz nereden bileceğiz. Biz karar verirsek kendimizi Allah’ın yerine koymuş olmaz mıyız? Burada ince bir ayrıntı var daha öncede söyledim dua başkaları ile paylaşılabilir. Benim için dua et denilebilir bu ayette söz edilen Allaha yaklaşmadır. Duayı paylaşma değil. Ayeti tekrar okursanız.
AYET:(Maide.35) ”Ey iman edenler Allahtan korkup sakının ve ona vesile arayın, onun yolunda cihat edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.”
Ayetin sonunda onun yolunda cihat edin buyruluyor. Şimdi onların anladığı gibi anlarsak Allahtan korkup sakının evliyaları vesile edin cihat edin bir anlam bozukluğu olmuyor mu? Halbuki peygamber efendimizin anladığı gibi olursa Allahtan korkup sakının Salih amellerinizi Allaha yaklaşmada vesile edin benim yolumda cihat edin bu şekilde anlam bütünlüğü var öyle değil mi? En doğrusunu Allah(cc) bilir. Şüphe yok ki Allahtan başkasına ibadet ve dua edilmesi haramdır. Ona şirk koşmak demek olup, en büyük günahtır. Yukarıda ayette geçen tevessül namazın ve öbür ibadetlerin yanı sıra kulu Allaha yaklaştıracak Salih amelleri içindir. Yoksa ibadetlerinizde ve dualarınızda Allahtan başkasını vasıta edinin demek değildir. İşte ayetler
AYET:(Mümin.65)”O Hayy olandır. Ondan başka ilah yoktur. Öyleyse dini yalnızca kendisine halis kılanlar olarak ona dua edin. Hamd alemlerin rabbine mahsustur.
AYET:(Cin.18)”Şüphesiz bütün mescitler yalnızca Allaha mahsustur. Öyleyse Allah ile beraber başka hiç kimseye dua etmeyin:
AYET:”(İsra.111)”Ve deki Hamd çocuk edinmeyen mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da ihtiyacı olmayan Allaha mahsustur.’’
AYET:”(Ahzap.56)”Ey iman edenler sizlerde Peygambere selavat getirin ve selam getirin ”
Görüldüğü gibi Allah (cc) asla vesileye geçit vermiyor.
Kabir Ziyareti, erkek ve kadın Müslümanlar için menduptur. Hz. Peygamber, henüz kader inancının kökleşmediği ve cahiliye alışkanlıklarını n devam ettiği dönemde kabir ziyaretini bir ara yasaklamış, ancak bunu daha sonra serbest bırakmıştır. Hadiste şöyle buyrulur:
HADİS: "Size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık kabirleri ziyaret edebilirsiniz” (Müslim, Cenâiz – 106)
HADİS: Rasülullah (s.a.v), "Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirleri ziyaret, size ahreti hatırlatır” buyurmuştur (İbn Mâce, Cenâiz – 47). Bu bakımdan mezarlıkların ziyaret edilmesi, bu vesileyle ölünün hatırlanması ve orada yatanlardan ibret alınması Dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır. Ancak, kabir ve türbe ziyaretlerinde İslâm’ın özüne ve tevhit anlayışına ters düşen, itikâdî bakımdan da zararlı olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir. Bilhassa türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlıklar olarak görmek, ilâhî kudretlerinin olduğuna inanmak, onlardan yardım dilemek tevhit dini olan İslâm’la bağdaştırılamaz.
Kabir ziyaretinde bulunan kişi, ahreti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir.
Kabirlerin haftada bir gün, özellikle Cuma veya cumartesi günleri, ayrıca arefe ve bayram günleri ziyaret edilmesi iyidir. Zira Hz. Peygamber’in genellikle bu günlerde kabir ziyaretinde bulunduğuna dair rivayetler bulunmaktadır.
Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek " es Selâmu aleyküm yâ ehlel kubûr. Ve innâ inşâallahu biküm le-lâhikûn " (Ey kabir halkı! Allah’ın selâmı üzerinize olsun. İnşâallah biz de size (bir gün) kavuşacağız.) diyerek selamlar.
Kabir ziyaretinde bulunan, sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’ân-ı Kerîm okur, onlar ve kendisi için duâda bulunur. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin demirlik ve taşlarını öpmek, onlara sarılıp ağlamak, bez bağlamak, mum yakmak kabir ziyaretiyle bağdaşmaz. Aynı şekilde kabir ziyaretinde kabirler çiğnenmez, üzerine oturulmaz ve yatılmaz. Ayrıca kabirlere karşı namaz kılınmaz ve ölülere adakta bulunulmaz.
Elbette ölüm nedeniyle Kur’ân okunmasının hem okuyana hem de kendisi için okunana sevaba vesile olacağı ümit edilir. Ancak bu işlemin başkasına para ile yaptırılması ve Kur’ân okuyanların da Allah rızasını değil menfaati amaçlamaları durumunda, o fiil ibadet olma niteliğini kaybeder.
Ayrıca cenazenin yedinci, kırkıncı, elli ikinci gecesi gibi belli gün ve gecelere tahsis edilerek icra edilen hatim ve mevlit merasimleri hakkında da Kur’ân ve sünnete dayalı bir bilgi veya tavsiye mevcut değildir.
Kabir ziyaretlerinde genellikle Yasin, Mülk, Vakıa, İhlâs, Felak ve Nâs sureleri, sonra Fâtiha ile Bakara sûresinin ilk beş âyeti okunabilir. Sevabı da cenazenin ve diğer müminlerin ruhlarına bağışlanır. Ölünün bağışlanması için duâ edilir.
İŞLENEN GÜZEL AMEL KİŞİYİ HEM DÜNYADA HEM AHİRETTE KURTULMASINA VESİLE OLUR
HADİS: Peygamberimiz (sav) anlatıyor: Bir zamanlar 3 adam çölde giderken yağmura tutuluyorlar yağmurdan sakınmak için bir mağaraya sığınıyorlar. Fakat yağmur mağaranın üzerindeki taşın mağaranın önüne düşmesine ve mağaranın kapısının kapanmasına sebep oluyor. 3 adam ne yaptıysalar taşı oynatamıyorlar birisi diyor ki yaptığımız iyi amellerimizi vesile edersek Allah bizi kurtarır.
1. Adam şöyle dua etti: yarabbi benim yaşlı ana ve babam vardı onları kendi ellerimle sabah akşam ben yedirirdim. Fakat bir gece eve geç geldim. Ben ve çocuklarım ve hayvanlarım aç oldukları halde önce ana babamı yedirmek istedim. Fakat uyuyorlardı uyanmalarını elimde yemekle sabaha kadar bekledim aç susuz yarabbi bundan razı olduysan bizi kurtar. Kaya biraz açıldı ama bir adam geçemezdi.
2. Adam şöyle dua etti: Yarabbi benim bir çobanım vardı senelik hakkı olan iki koyunu almadan gitti bende onun koyunlarına onun için baktım yıllar sonra geldi iki koyunu istedi. Bense o iki koyundan doğan sürülerle birlikte hepsini ona verdim. Yaptığımdan razı olduysan bizi kurtar dedi. Kaya biraz daha açıldı ama yine geçecekleri kadar yoktu.
3. Adam şöyle dua etti: Yarabbi çok güzel bir kız vardı komşum bir gün geldi bana muhtaç olduğunu kendisiyle bir olmam karşılığında para ve yiyecek istedi. Bense ona dokunmadan istediğinden fazlasını verdim. Yarabbi razı olduysan bizi kurtar dedi ve kaya tamamen açıldı ve kurtuldular. ‘(bahari-müslim-riyazüssalihin)
Sayın okurlarım bu hadisi şerifte dikkat ederseniz peygamberler, evliyalar vesile edilmiyor yapılan güzel ameller vesile ediliyor. Dua ve zikir konu başlığımızda Allahtan başka kimseden yardım istenmeyeceğine dair ayetleri sıralamıştım tekrar etmek istemiyorum. Kaldı ki diyelim ki insanı vesile kastı var. Peki imansız birisinin vesile olması mümkün olmadığına göre kimin evliya olduğuna kim karar veriyor. Kimin evliya, kimin imanlı, kimin imansız olduğunu biz nereden bileceğiz. Biz karar verirsek kendimizi Allah’ın yerine koymuş olmaz mıyız? Burada ince bir ayrıntı var daha öncede söyledim dua başkaları ile paylaşılabilir. Benim için dua et denilebilir bu ayette söz edilen Allaha yaklaşmadır. Duayı paylaşma değil. Ayeti tekrar okursanız.
AYET:(Maide.35) ”Ey iman edenler Allahtan korkup sakının ve ona vesile arayın, onun yolunda cihat edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.”
Ayetin sonunda onun yolunda cihat edin buyruluyor. Şimdi onların anladığı gibi anlarsak Allahtan korkup sakının evliyaları vesile edin cihat edin bir anlam bozukluğu olmuyor mu? Halbuki peygamber efendimizin anladığı gibi olursa Allahtan korkup sakının Salih amellerinizi Allaha yaklaşmada vesile edin benim yolumda cihat edin bu şekilde anlam bütünlüğü var öyle değil mi? En doğrusunu Allah(cc) bilir. Şüphe yok ki Allahtan başkasına ibadet ve dua edilmesi haramdır. Ona şirk koşmak demek olup, en büyük günahtır. Yukarıda ayette geçen tevessül namazın ve öbür ibadetlerin yanı sıra kulu Allaha yaklaştıracak Salih amelleri içindir. Yoksa ibadetlerinizde ve dualarınızda Allahtan başkasını vasıta edinin demek değildir. İşte ayetler
AYET:(Mümin.65)”O Hayy olandır. Ondan başka ilah yoktur. Öyleyse dini yalnızca kendisine halis kılanlar olarak ona dua edin. Hamd alemlerin rabbine mahsustur.
AYET:(Cin.18)”Şüphesiz bütün mescitler yalnızca Allaha mahsustur. Öyleyse Allah ile beraber başka hiç kimseye dua etmeyin:
AYET:”(İsra.111)”Ve deki Hamd çocuk edinmeyen mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da ihtiyacı olmayan Allaha mahsustur.’’
AYET:”(Ahzap.56)”Ey iman edenler sizlerde Peygambere selavat getirin ve selam getirin ” Görüldüğü gibi Allah (cc) asla vesileye geçit vermiyor.